I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti birçok cephede mücadele ediyordu. Doğu Karadeniz hattı da savaşın en çetin bölgelerinden biriydi. 1916 yılında Çarlık Rusyası orduları Karadeniz kıyısından ilerleyerek Trabzon’a doğru yürüdü.
18 Nisan 1916’da Rus kuvvetleri Trabzon’a girdi. Şehir yaklaşık iki yıl boyunca Rus işgali altında kaldı. Bu süreçte halk büyük sıkıntılar yaşadı; birçok aile göç etmek zorunda kaldı. Bu zorunlu göçe halk arasında “muhacirlik” denildi.
İşgal süresince şehirde ekonomik ve sosyal hayat neredeyse durma noktasına geldi. Osmanlı askerleri geri çekilmek zorunda kalmıştı. Ancak savaşın genel seyri değişmeye başladı.
1917’de Rusya’da gerçekleşen Ekim Devrimi ile Çarlık rejimi yıkıldı. Yeni kurulan Bolşevik yönetim savaştan çekilme kararı aldı. Bunun üzerine Rus ordusu işgal ettiği topraklardan geri çekilmeye başladı.
3 Mart 1918’de Osmanlı Devleti ile Sovyet Rusya arasında Brest-Litovsk Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma ile Rusya işgal ettiği Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz topraklarından çekilmeyi kabul etti.
Ancak Trabzon’da Rus ordusu tamamen çekilmeden önce şehirde kısa süreli bir Ermeni kontrolü dönemi yaşandı. Bu dönem de halk için oldukça zorlu geçti.
Osmanlı ordusu, özellikle Kazım Karabekir komutasındaki birliklerin ilerleyişiyle bölgeyi yeniden kontrol altına aldı.
24 Şubat 1918’de Trabzon resmen işgalden kurtuldu.
Şehirde büyük bir sevinç yaşandı. Göç eden halk yavaş yavaş geri dönmeye başladı. Bu tarih, bugün hâlâ Trabzon’da kurtuluş günü olarak kutlanmaktadır.
Trabzon’un kurtuluşu:
I. Dünya Savaşı başladığında Trabzon, Osmanlı Devleti için hem stratejik hem de ekonomik açıdan son derece önemli bir liman kentiydi. Doğu Anadolu’ya açılan kapı olması nedeniyle askeri sevkiyat açısından hayati bir noktadaydı.
1914’te Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesiyle Karadeniz kıyıları da cephe hattına dönüştü. Özellikle Sarıkamış Harekâtı sonrasında Osmanlı ordusunun Doğu Cephesi’nde zayıflaması, Rus ilerleyişini kolaylaştırdı.
Savaşın ilk yıllarında Çarlık Rusyası donanması Karadeniz kıyılarını topa tutmaya başladı. Trabzon limanı ve çevresi sık sık bombardımana uğradı. Halk tedirgindi; çarşılar boşaldı, ticaret yavaşladı.
1916 yılı başlarında Rus kara kuvvetleri Rize üzerinden ilerlemeye başladı. Osmanlı ordusu ağır kayıplar vermişti ve geri çekilmek zorunda kaldı. Direniş sürse de dengeler Rusya lehineydi.
18 Nisan 1916’da Rus birlikleri Trabzon’a girdi. Şehir resmen işgal edildi. Bu işgal, yaklaşık 22 ay sürdü.
İşgalin ilk günlerinde şehirde büyük bir panik yaşandı. Binlerce Trabzonlu, Giresun ve Ordu yönüne doğru göç etti. Bu acı yolculuk halk arasında “muhacirlik” olarak anıldı.
Yollarda hastalık, açlık ve soğuk yüzünden hayatını kaybedenler oldu. Göç edenlerin büyük kısmı geri dönebileceklerinden bile emin değildi.
Rus yönetimi şehirde askeri kontrol kurdu. Bazı resmi binalar karargâh haline getirildi.
Şehirde kalan Müslüman halk zor şartlar altında yaşam mücadelesi verdi. Güvenlik endişesi yüksekti.
Ancak işgal sırasında Rus askerleri arasında disiplinli davranan birlikler olduğu gibi, yerel çetelerin yol açtığı huzursuzluklar da yaşandı. Özellikle savaş ortamının getirdiği otorite boşluğu, halk için zorlu bir dönem oluşturdu.
1917 yılı savaşın kaderini değiştirdi. Rusya’da Ekim Devrimi gerçekleşti. Çarlık yönetimi devrildi, Bolşevikler iktidara geldi.
Yeni yönetim savaşı sürdürmek istemiyordu. Cephedeki Rus askerleri arasında disiplin bozuldu, birlikler dağılmaya başladı. Trabzon’daki Rus kuvvetleri de geri çekilme hazırlığına girişti.
Osmanlı Devleti ile Sovyet Rusya arasında Brest-Litovsk Antlaşması imzalandı.
Bu antlaşmaya göre:
Ancak Rus ordusunun çekilme süreci düzenli ve sakin olmadı. Geri çekilme sırasında bölgede otorite boşluğu oluştu. Trabzon kısa süreli karmaşık bir dönem yaşadı.
Doğu Cephesi’nde Osmanlı kuvvetleri yeniden toparlandı. Bu süreçte önemli askeri komutanlardan biri olan Kazım Karabekir, bölgedeki harekâtın başında yer aldı.
Osmanlı birlikleri adım adım ilerleyerek Rize ve çevresini geri aldı. Ardından hedef Trabzon’du.
24 Şubat 1918’de Osmanlı ordusu Trabzon’a girdi. Şehirde büyük bir sevinç yaşandı.
Yaklaşık iki yıllık işgal sona ermişti. Trabzon yeniden Osmanlı yönetimine geçmişti.
Trabzon’un kurtuluşu yalnızca askeri bir başarı değildi. Aynı zamanda:
İşgal yıllarında yaşanan acılar, Trabzon halkının hafızasında derin izler bıraktı. Bu nedenle 24 Şubat, bugün hâlâ Trabzon’da törenlerle ve etkinliklerle anılır.
Trabzon’un kurtuluşu, Karadeniz’in dalgaları kadar güçlü bir iradenin hikâyesidir.
Açlık, göç, korku ve belirsizlikle geçen iki yılın ardından gelen özgürlük, şehrin hafızasında bir dönüm noktası olarak yer almıştır.