Oy oy oy da gel de atışalum
Sözleri kemençeye katışalum
Sen mi ustasin yoksa ben mi ha
Horon gibi dön de kapışalum
Oy oy oy da lafı dolandurma
Karadeniz uşağı geri durmaz ha
Bir türkü tutturduk gece boyunca
Sözün biter ama muhabbet bitmez ha
Ula senun sözlerin hep havada
Rüzgâr esse kaybolur dağlarda
Ben bir başlarım mı türkü atmaya
Sustururum seni iki mısrada
Ula uşağum çok güvenme kendune
Daha dün düştun horonun içine
Benim sözler tulum gibi şişer
Patlar ha yanında kalursun dize
Oy oy oy da gel de atışalum
Sözleri kemençeye katışalum
Sen mi ustasin yoksa ben mi ha
Horon gibi dön de kapışalum
Ben yayladan indum sisle beraber
Sesum gider ta öteki dağlara
Sen daha evde çay demliyordun
Ben türkü yakardum fırtınalara
Hele dur uşağum hızlı gitmeyesun
Söz yarışında çabuk bitmeyesun
Benim köyümde horon başladi mi
Yedi mahalle yerinde durmayesun
Oy oy oy da gel de atışalum
Sözleri kemençeye katışalum
Sen mi ustasin yoksa ben mi ha
Horon gibi dön de kapışalum
Oy oy oy da lafı dolandurma
Karadeniz uşağı geri durmaz ha
Bir türkü tutturduk gece boyunca
Sözün biter ama muhabbet bitmez ha
Benim sözüm dere gibi çağlar
Önüne geleni alur da ağlar
Sen daha heceyi sayadur kalursun
Benim kafiyeler yayladan yağar
Ula çok konuşup baş şişirmeyesun
Atma türkü budur unutmayesun
Söz dediğin hem güldürür hem yakar
Dinleyen hem oynar hem de ağlayesun
Bu dağlarda dostluk başka olur
Aynı türküde iki yürek vurur
Bugün atışuruz yarın sarılırız
Karadeniz uşağı kin tutmaz durur
Oy oy oy da gel de atışalum
Sözleri kemençeye katışalum
Sen mi ustasin yoksa ben mi ha
Horon gibi dön de kapışalum
Oy oy oy da gece bitmesun ha
Kemençenin teli hiç susmasun ha
Atma türkü başladi mi bir kere
Sabaha kadar horon durmasun ha
“GECELERE İSYANIM VAR”
Yine gece…
Yine sen…
Yine sensizliğin gölgesi duvarlarda…
Sokaklar ıslak, kaldırımlar suskun
Ay bile saklanmış, yıldızlar küskün
Adını anınca titriyor içim
Ben mi kaybettim, yoksa aşk mı sürgün?
Saatler sensizliği sayıyor bana
Her tik tak kalbime batıyor sanki
Bir şehir dolusu insan var ama
Bir sen yoksun… eksik dünya sanki
Ne olurdu kader bir kez şaşırsaydı
Yazdığını silip seni bana verseydi
Bu kadar yanmak mıydı sevmek dediğin
Aşk dediğin neden beni seçseydi?
Gecelere isyanım var, duyan yok sesimi
Bağırdım yıldızlara, geri vermedi seni
Bu nasıl kader, bu nasıl yazgı
Sev dedin kalbime, aldın her şeyi
Gecelere isyanım var, suçum sevmek miydi?
Yüreğim mahkûm oldu, hâkim sensin şimdi
Ben yanarken sen nasıl uyudun söyle
Aşkın adaleti yok mu, yok mu vicdanı?
Aynada yüzüm var ama ben yokum
Gülüşüm sahte, içimde korkum
Herkes “geçer” diyor, bilmiyorlar ki
Bazı acılar ömür boyu sürgün
Bir fotoğraf kaldı çekmecemde
Gözlerin hâlâ bakıyor derinden
Silmek istedim, kıyamadım yine
Sen gittin ama çıkmadın içimden
Ne olurdu kader bir gün yorulsaydı
Bizi ayırmadan önce sorsaydı
İki kalbi niye böyle kırdın diye
Aşk biraz olsun utanıp dursaydı
Gecelere isyanım var, duyan yok sesimi
Bağırdım yıldızlara, geri vermedi seni
Bu nasıl kader, bu nasıl yazgı
Sev dedin kalbime, aldın her şeyi
Gecelere isyanım var, suçum sevmek miydi?
Yüreğim mahkûm oldu, hâkim sensin şimdi
Ben yanarken sen nasıl uyudun söyle
Aşkın adaleti yok mu, yok mu vicdanı?
Ben seni Allah’a emanet etmiştim
Dualarımda bile adını seçmiştim
Demek ki kader benimle değilmiş
Ben seni ömürlük… sen beni geçmiştin…
Gecelere isyanım var, karanlık şahidim
Sensiz geçen her gün içimde mahşerim
Eğer bir gün adalet diye bir şey varsa
Bu aşkın hesabını soracak kalbim
Gecelere isyanım var, bitmedi çilem
Adını silemedim ne kalbimden ne dilimden
Sen mutlu ol diye sustum ya hep
Şimdi acın konuşsun benim yerimden…
FORUM DUYURUSU
Foruma katılmak isteyen tüm radyolar için özel bir sistem oluşturulmuştur.
Foruma dahil olan her radyo adına ayrı bir başlık açılacaktır.
Radyolar, kendi başlıkları altında;
• Tema paylaşımları
• Gönderiler
• Duyurular
• Güncellemeler
serbestçe paylaşım yapabilecektir.
Paylaşımlar sadece ilgili radyonun kendi alanında yapılacak olup, düzen ve forum bütünlüğü korunacaktır.
Amacımız; tüm radyoları tek çatı altında, düzenli ve güçlü bir platformda buluşturmaktır.
Foruma katılmak ve size özel başlığın açılması için yönetim ile iletişime geçmeniz yeterlidir.
Tek Grup • Tek Adres • Tek Güç
Selam forum ailesi,
Eğitim denince çoğu kişinin aklına sadece okul yılları geliyor.
Oysa eğitim, diploma alındığı gün biten bir süreç değil;
hayat boyunca devam eden bir yolculuk.
Okul bize temel bilgileri verir,
ama asıl öğrenme çoğu zaman hayatın içinde olur.
Deneyerek, yanılarak, sorgulayarak…
Bazen bir kitapla,
bazen bir insanla,
bazen de yaşadığımız bir olayla öğreniriz.
Günümüzde eğitim sadece sınıflarla sınırlı değil.
Online kurslar, videolar, seminerler,
kişisel gelişim içerikleri artık herkesin ulaşabileceği noktada.
Önemli olan bilgiye ulaşmak değil,
o bilgiyi nasıl kullandığımız.
Eğitim;
özgüveni artırır,
bakış açısını genişletir,
insanı hayata karşı daha güçlü kılar.
Ama ezbere dayalı, sorgulamadan uzak bir eğitim
ne yazık ki kalıcı olmaz.
Bu bölümde:
- Eğitimle ilgili düşüncelerinizi
- Öğrenci veya veli deneyimlerinizi
- Sınav süreçlerini
- Faydalı kaynak ve önerileri
Herkesin eğitim yolculuğu farklıdır
ve her görüş değerlidir.
Sizce iyi bir eğitim nasıl olmalı?
Deneyimlerinizi ve fikirlerinizi bekliyoruz ✏️?
Selam sinema severler,
Sinema sadece film izlemek değil,
başka hayatlara kısa bir yolculuk yapmaktır.
Bazen iki saatliğine gerçek dünyadan koparız,
bazen bir sahne günlerce aklımızdan çıkmaz.
Kimi film güldürür,
kimi düşündürür,
kimi de bittikten sonra uzun süre sessiz bırakır.
Herkesin sinemadan beklentisi farklıdır.
Kimisi aksiyon ister,
kimisi dram,
kimisi korku ya da bilim kurgu.
Ama ortak nokta şudur:
İyi bir film, izlendikten sonra iz bırakır.
Evde izlenen filmin keyfi başka,
sinemada izlenen filmin hissi bambaşka.
Karanlık salon, büyük perde,
ilk sahnedeki o sessizlik…
Sinema biraz da ritüeldir.
Bu başlık altında:
- İzlediğiniz filmleri
- Tavsiye ettiklerinizi
- “Bunu mutlaka izleyin” dediklerinizi
- Hayal kırıklığı yaşadığınız yapımları
Spoiler vermeden konuşmak serbest ?
Ama gerekirse uyarı eklemek şart.
Koltuklar hazır, perde açık.
Siz hangi filmi öneriyorsunuz? ??
Selam beyler,
Askerlik…
Gitmeden önce dert,
içindeyken sabır testi,
bitince “iyi ki yapmışım” dedirten bir hayat bölümü.
İlk gün herkes aynı cümleyi kurar:
“Zaman geçmez burada.”
Ama günler geçer, haftalar geçer,
bir bakmışsın terhis yaklaşıyor.
Koğuşta tanıştığın insanlar;
hayatta normalde yan yana gelmeyecek tiplerdir.
Ama askerlik öyle bir yer ki;
aynı botu giyer, aynı yemeği yersin,
aynı sayımda beklersin.
Sabah içtiması ayrı bir hikâye,
nöbet tutarken geçen dakikalar ayrı.
Hele bir de uykusuz nöbet…
O an geçen 5 dakika, normal hayatta yarım saat gibi gelir.
Yemek konusu zaten başlı başına efsane.
Kimi “hiç fena değildi” der,
kimi hâlâ bazı yemekleri görünce irkilir.
Ama açken her şey yenir,
askerlik bunu öğretir ?
En güzeli de şu:
Orada kazandığın dostluklar.
Terhis olurken verilen sözler,
“Mutlaka görüşeceğiz” muhabbetleri…
Kimi tutulur, kimi hatıra olarak kalır.
Askerlik;
sabretmeyi, paylaşmayı,
bazen susmayı,
bazen de gülmeyi öğretir.
Şimdi sıra sizde:
Komik, ilginç, unutamadığınız bir askerlik anınız varsa yazın.
Aynı koğuşta olmasak da,
aynı anıları yaşamışızdır ???♂️
Selam beyler,
Giyim konusu çoğu zaman ya fazla abartılıyor ya da hiç önemsenmiyor.
Oysa işin özü şu: İyi giyinmek pahalı olmak zorunda değil, doğru olmak zorunda.
Bir erkeğin dolabında olması gereken şeyler çok net:
- Temiz ve vücuda oturan birkaç tişört
- Kurtarıcı bir kot pantolon
- Her ortama gidecek bir ayakkabı
- Mevsimine göre sade bir mont veya ceket
Üzerine yakışmayan pahalı kıyafet,
yakışan sade bir parçanın gerisinde kalır.
Aksesuar konusu da çoğu kişinin mesafeli olduğu bir alan.
Ama doğru kullanıldığında fark yaratır:
- Saat → tarzın imzası
- Kemer → bütünlük
- Gözlük → duruş
- Parfüm → akılda kalan detay
Her şeyi takmak değil,
neyi takacağını bilmek önemli.
Renk konusu da ayrı bir detay.
Her renkle her parça olmaz.
Siyah, beyaz, lacivert ve gri;
her erkeğin jokeridir.
Kısacası;
Giyim ve aksesuar, başkası için değil, kendin için yapılır.
Aynaya baktığında “olmuş” diyorsan, gerisi teferruat.
Siz giyim ve aksesuar konusunda nelere dikkat ediyorsunuz?
Vazgeçemediğiniz bir parça, favori saat ya da parfüm varsa paylaşın.
Erkekler dünyası konuşsun ?⌚?
Selam beyler,
Motorlu taşıtlar çoğumuz için sadece bir ulaşım aracı değil;
kimi için hobi, kimi için tutku, kimi için de “aklımı dağıtan tek şey”.
Araba olsun, motosiklet olsun…
Direksiyonun ya da gidonun başına geçtiğin an,
kafandaki birçok şey arkada kalıyor.
Bazen 10 dakikalık bir sürüş bile terapi gibi geliyor.
Araç meselesi sadece hız ya da marka da değil.
Bakım, ses, yol tutuşu, sürüş hissi…
Her detayın ayrı bir muhabbeti var.
“Benim araç az yakıyor” diyenle
“Az yakıyor ama gitmiyor” diyenin tartışması hiç bitmez ?
Bir de şu klasik konular var:
- “Bu motor yeni başlayanlara uygun mu?”
- “Bu araç şehir içi mi uzun yol mu?”
- “Yakıtı ne yakıyor?” (en kritik soru)
- “Bakımı pahalı mı?”
Yolda kalanı da vardır,
ilk aracını sattığında içi burkulanı da…
Bu başlık altında;
araç tavsiyesi olur,
deneyim paylaşımı olur,
bakım–tamir konuşulur,
hatta “keşke almasaydım” itirafları bile olur.
Marka, model fark etmez.
Dört teker de olur, iki teker de.
Önemli olan muhabbetin dönmesi.
Söz sizde beyler;
Kullandığınız araç ne?
Memnun musunuz, yoksa “bir sonraki değişimde…” mi diyorsunuz?
Motorlu taşıtlar konuşulsun ??️?
Selam beyler,
Bu başlığı açma sebebim şu:
Stil ve bakım hâlâ bazı yerlerde “fazlalık” gibi görülüyor.
Oysa işin aslı şu ki; bakımlı olmak süslenmek değil, kendine saygıdır.
Stil demek markadan markaya koşmak değil.
Vücuduna oturan bir tişört, temiz bir ayakkabı ve sade bir kombin çoğu zaman yeterlidir.
Önemli olan pahalı olan değil, sana yakışan.
Bakım tarafına gelirsek…
Yüz yıkamak, tıraş olmak, saç–sakal düzeni, temiz kıyafet giymek;
bunlar “fazladan” değil, temel konular.
Parfümü de “ben buradayım” diye değil,
“yakından fark edilen detay” gibi kullanmak gerekiyor.
Sakal bırakıyorsan bakımlı olacak.
Bırakmıyorsan düzgün tıraşlı olacak.
Ortası, maalesef “dağınık” oluyor.
Bir de şu konu var:
Kendine bakan erkek, sadece dışarıdan iyi görünmez;
özgüveni de artar.
Bu da duruşa, konuşmaya ve tavra yansır.
Kısaca toparlamak gerekirse:
- Temizlik → şart
- Sadelik → şık
- Bakım → özgüven
aynaya baktığında “tamam” diyebilmek önemli.
Siz stil ve bakım konusunda nelere dikkat ediyorsunuz?
Favori parfümünüz, vazgeçemediğiniz bir parça ya da tavsiyeniz varsa paylaşın.
Erkekler dünyası konuşsun ??
Selam forum dostları,
Burası Bisoralim Cafe…
Resmiyetin kapıda bırakıldığı, sohbetin demlendiği, herkesin bir sandalye çekip oturabildiği yer.
Burada:
- Konular serbest
- Muhabbet samimi
- Çay hep taze ☕
- Kahve koyu, sohbet bol
iki laf edip kafa dağıtmak isteyen de.
Uzun uzun yazmak zorunda değilsin,
“Selam” demek de yeter.
Bisoralim Cafe;
tartışma alanı değil,
laf yarışı hiç değil.
Saygı var, samimiyet var,
bir de “gel otur, anlat” havası var.
Bazen ciddi konular konuşulur,
bazen tamamen boş muhabbet döner.
Konu önemli değil, insan önemli.
Kısacası;
Yorgunsan gel,
sıkıldıysan gel,
canın sohbet istiyorsa gel.
Bisoralim Cafe kapısı herkese açık.
Sandalyeni çek, çayını al,
sohbet başlasın ☕?
